İstanbul’da Olup da Gezi Parkı’na Gelmeyenlere Şahsi Çağrım

12/06/2013

31 Mayıs’tan beri neredeyse her gün Gezi Parkı ile ilgili eylemlere katılıyorum. Polislerin geri çekilmesinden beri ortalık biraz sakinlemişti fakat hepinizin bildiği gibi 11 Haziran sabahı korkunç bir tiyatroyla tekrar saldırmak için bahane yarattılar. Taksim Meydan’ında şu an Çevik Kuvvet cirit atıyor. Direnişçiler hala Gezi Parkı’ndalar. Çevremdeki insanların çoğu artık Gezi Parkı’na gitmiyorlar. Neden mi? Bence iki sebebi var: umutlarını yitirdiler ve korkuyorlar. Flamaların, siyasi partilerin olmasını bahane edip insanların direnişten vazgeçmesini kabullenemiyorum. Dünya tarihinde devlete karşı yapılan bir eylem bu kadar uzun sürdüğünde siyasileşmediği nerede görülmüş? Biraz mantıklı olmaya davet ediyorum sizi. Hükümetin istifaya ya da değişime davet edildiği bu eylemde tabi ki de başka siyasi parti ve örgütler bu işin içine girecekler! Kim oldukları, ne oldukları umurumda bile değil! En azından birçoğunda olmayan bir cesaretle orada dimdik ayakta duruyorlar! Ben dün gece, Taksim meydan merdivenlerinde, BDPli insanlarla yan yana Gezi Parkı girişini korumaya yardım ettim. BDPli miyim? Hayır! Amaçlarının ne olduğunu zerre umursamıyorum; çünkü biliyorum ki orada kalabalık bir grup olmadıkça Gezi Parkı’nı kaybetmemiz an meselesi! Birlik olmak gerekirken, kendi aramızda bölünmemize hiç anlam veremiyorum.

İnternet başında, TV başında, orada burada bu direnişi destekliyor olduğunu söylemek; ama İstanbul’da olup da Gezi Parkı’nda fiilen bulunmamak bana apaçık samimiyetsizlik olarak görünüyor. Hele ki oradaki insanlar yorgunluktan bu kadar bitap halde hala orada bulunmaya çalıştıkça..

Dün bana “orada ne işin var dön evine” diyen arkadaşlarım oldu. “Senin şimdi oradakilere ne katkın var ki?” diyen arkadaşlarım oldu. “Güvenli değil, kendini garantiye al, evine dön” diyen arkadaşlarım oldu. Arkadaşlar, benim sinirimi bozmayın rica ediyorum. Yüzyıllarca bir Padişahın, halk adına aldığı kararlarla büyümüş nesillerin torunlarıyız. “Nasıl olsa orada birileri var, vatanı kurtarmak bize mi kaldı” diyerek yine birilerinin sizin için bir şeyler yapmasını bekliyorsunuz. Benim derdim vatanım değil. Ben kimsenin benim için bir şey yapmasını da beklemiyorum. Ben orada, kendim için, kendi özgürlüklerimi korumak için duruyorum. Orda bulundukça da yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmeye çalışıyorum. Artık biraz kafanız açılsın lütfen.

Ben bu eylemin, sadece ben olarak bir parçasıyım. Hiçbir örgütün, hiçbir ideolojinin takipçisi değilim. 2 haftadır gördüğüm her şey bana insanlığın ne olduğunu hatırlattı. Orada bulunan kimsenin fikrini sahiplenmiyorum; ama hepsini çok seviyorum. Hayatım boyunca tanıyabileceğim en cesur, en vicdanlı, en sağduyulu insanları bu eylemlerde tanıdım. Çevremdeki birçok insandan da yürekli insanlar çıktı hepsi.

Rica ediyorum artık korkmayın! Yakınlarınızdakilerin korkularınızı beslemesine de izin vermeyin yeter! Yok baskın olacakmış, yok gözaltı varmış, bunlardan dolayı evde durmak lazımmış, zaten Gezi Parkı artık dağılmış.. MIŞMIŞMIŞ! Gidip kendi gözünüzle görseniz anlayacaksınız, bu direniş için hala çok umut var. Orada hala çok güzel, kalbi tertemiz insanlar var. Kim olduğunuz, ne düşündüğünüz, neyi savunduğunuz hiç önemli değil. Kendiniz için, kendiniz olarak bugün, yarın ve daha ne kadar gerekecekse, Gezi Parkı’na gelin artık!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s