Ceylanpınar vazgeçmiyor

04/04/2014

Son 20 yılın en yüksek katılım oranının gerçekleştiği 30 Mart Yerel Seçimleri bitti; ancak sonuçların açıklanma süreci ne yazık ki hala devam etmekte. Özellikle büyükşehirlerde sivil vatandaşın hiçbir çıkarı olmadan sandık müşahidi olduğuna ve sayım sürecine müdahil olduğuna hepimiz gururla şahit olduk bu seçimde. Birçok il ve ilçede sayımlar sırasında usulsüzlük olduğu iddialarıyla vatandaş oyuna sahip çıkmak için günlerdir canla başla mücadele ediyor. Birçok il ve ilçenin Seçim Kurulları’na ve Yüksek Seçim Kurulu’na yapılan itirazların sonuçları ise hala beklenmekte. İstanbul,  Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri’nde kimin başkan olacağı hala belli olmamış iken, dikkatleri biraz da olsa Ceylanpınar’a çekmek istiyorum. Zira Ceylanpınar’da bu dönem adaylığını AKP üzerinden koyan Menderes Atilla, 2 Nisan’da mazbatasını aldı bile.

Ceylanpınar neresi diye soracak olanlar vardır. Urfa’nın Suriye sınırında yer alan ilçesidir Ceylanpınar. Serêkaniyê ile arası sadece bir tren yolu ile ayrılır. Kürtler tarafından da Serêkaniya Serxet olarak kabul edilir.  Hem Kürt, hem de Arap nüfusunun yoğunlukta olduğu bir ilçedir. Serêkaniyê’de ateşlenen El Nusra silahlarının seslerinin duyulduğu, sık sık Özgür Suriye Ordusu askerlerinin konakladığı bir ilçedir aynı zamanda.  Son iki dönemdir belediye başkanı İsmail Arslan’dır ve kendisi bu dönem adaylığını BDP üzerinden, eşbaşkan adayı Esra Güler ile birlikte koymuştur. İsmail Arslan’ın ne kadar iyi bir belediye başkanı olduğu tartışılır; ancak Menderes Atilla bir tanesi lojistik ve taşımacılık sektöründe faaliyet göstermekte olmakla birlikte toplamda 7 tane uluslar arası şirketi olan bir iş adamıdır. 2009’da DP’den Ceylanpınar Belediye Başkanlığı’na aday olmuş, kaybetmiş ve bu seçimlerde adaylığını AKP üzerinden koymuştur. Geçtiğimiz Ağustos ayında Menderes Atilla’nın Özgür Suriye Ordusu’ndan komutanlar ile fotoğrafları Kürt basınında yer almıştır ve Menderes Atilla bu kişilerin ÖSO ile bağlantılarını reddetmemiştir.

Ceylanpınar’ı ve adaylarını biraz da olsa tanıdığımıza göre seçim gününe bakalım. Seçim gecesi daha henüz sayımlar devam ederken Menderes Atilla bir TV programına katılarak kazandığını açıklamış ve kargaşa ortamı oluşturmuştur. Zaten sokaklarda olan Ceylanpınar halkına o gece yoğun polis saldırısı olmuştur. 31 Mart günü HDP milletvekili İbrahim Ayhan, Ceylanpınar’a giderek BDP’ ye verilmiş 1500 yakılmış oy bulunduğunu, bazı köylerde halka açık oy kullandırıldığını, tek imza ile çoklu oy kullandırıldığını, BDP müşahitlerinin sayım sırasında dışarı çıkartıldığını açıklamıştır.  31 Mart günü tekrar sayım sırasında ise elektrik kesintisi yaşanmıştır. Bu sırada BDP yanlısı halk sokaklarda direnmeye ve saldırıya maruz kalmaya devam etmiştir. 1 Nisan’da İlçe Seçim Kurulu’nun BDP’nin itirazını reddetmesi ile gerginlik artmış ve Kaymakamlık tarafından ilçede 30 gün eylem yasağı ilan edilmiştir. Bu sırada sokakta direnmekte olan halka silahlı siviller saldırmıştır. Askerin de polise destek gelmesiyle birlikte Ceylanpınar’da gayri resmi bir Olağanüstü Hâl atmosferi oluşmuştur. 30 Mart’tan beri yapılmakta olan gözaltıların sayısı artmıştır. Ceylanpınar’da oylarına sahip çıkmak için direnen halka uygulanan baskı o denli ağırlaşmıştır ki, 2 Nisan günü 15 yaşındaki bir çocuk sokakta kimliksiz bulunduğu için polislerce dövülmüş ve hastanelik olmuştur.  Tabi aynı gün, 754 oy farkıyla kazanan Menderes Atilla mazbatasını alarak görevine başlamıştır.

3 Nisan’dan bu yana Ceylanpınar’da halkın sokak direnişi zorunlu olarak azalmış olmakla birlikte, ilçedeki OHAL atmosferi, askeri panzerlerin de koşullanmış olmasıyla beraber hâkimiyetini sürdürüyor. BDP Eşbaşkan adayları Esra Güler ve İsmail Arslan ise hukuki mücadelerine devam ediyorlar. Ceylanpınar BDP Belediye Meclis Üyelerinden biri ile yapmış olduğum görüşmede, kendisinden İl Seçim Kurulu’na itiraz edildiği, bu itiraz sonuç vermezse, Yüksek Seçim Kurulu’na gidileceği ve bu da sonuç vermez ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidileceği bilgisini aldım. Anlayacağınız Ceylanpınar’ın mücadelesi daha yeni başlıyor.

Ceylanpınar bulunduğu konum nedeniyle Türkiye ve Suriye ilişkilerinde kilit bölgelerden bir tanesi. İsmail Arslan, hükümetin Ceylanpınar’da tamamen kendisine bağlı bir yönetim kurmak istediğini ve Atilla Menderes’in halkın değil hükümetin tercihi olduğunu açıklamıştır. Haliyle Ceylanpınar’da yapıldığı iddia edilen seçim usulsüzlüğü sadece Ceylanpınar’ı değil, tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir meseledir.

Ceylanpınar’da olan bitenle ilgilenmek, BDP’nin vermekte olduğu meşru mücadeleyi desteklemek için herhangi bir partinin, ırkın veya dinin mensubu olmanız gerekmiyor. Türkiye’de yaşıyorsanız, komşu ülke Suriye’de bir iç savaş devam etmekte iken, ülkenin bu konudaki tutumunu önemsiyorsanız, Ceylanpınar’ın yerel yönetiminde yer alacak kişinin kim olduğunu ve bu kişinin hilesiz bir şekilde göreve gelmesi gerektiğini de önemsiyor olmalısınız diye düşünüyorum.

Eğer Ceylanpınar halkı gerçekten Menderes Atilla’yı seçmiş ise, bu durumda söz hakkı bize düşmez elbet; ancak seçim gününden bu yana tespit edilmiş, tutanağı tutulmuş olan usulsüzlükler; bu usulsüzlüklerin hiçe sayılmış olması ve ilçede ilan edilmiş olan gayri meşru Olağanüstü Hâl durumu, ne yazık ki durumun şaibeli olduğuna işaret etmektedir.

Ülkenin büyükşehirlerinde, şeffaf seçim mücadelesi için emek harcayan ve bu konuda çevresini bilgilendirmek için çabalayanlara soruyorum: Ceylanpınar’a da aynı ilgi ve desteği göstermeniz için daha kaç canın yanması lâzım?

(Bu yazı aynı zamanda Radikal Blog‘da yayınlanmıştır.)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s