Pizza siparişine, flört hizmeti dahil midir?

07/09/2014

Olayı anlamanız için, kendinizi kısaca şu senaryonun içinde düşünmenizi istiyorum.

Karnınız acıktı. Bir pizzacıdan pizza sipariş ediyorsunuz. Pizzanız geliyor, onu afiyetle yeme meşguliyetindeyken cep telefonunuza bir mesaj geliyor: “Saygısızlık yapmak istemem ama… Umarım getirdiğim pizza tatlılığınıza tat katmıştır…” Mesajı atanın kim olduğu belli. Pizza sipariş ettiğiniz firmanın, siparişinizin teslimi için telefon numaranızı paylaştığı ve bu numarayı şahsi “iltifat/kur/flört” adı altında taciz sebebiyle kullanan kurye. Bu davranıştan rahatsız olmamanız gibi bir ihtimal yok. Nasıl olsun ki? Telefonunuzu, adınızı, ev adresinizi bilen; bu bilgilere işi gereği sahip olmuş biri var ve bu bilgileri kullanarak sizi normal bir şekilde “kur yaptığını” sanarak taciz ediyor.

Bu davranıştan rahatsızlığınızı dile getirmek istiyorsunuz. Firmayı arayabilirsiniz evet. Fakat bu şikâyetin gerekli mecralara iletilip iletilmeyeceğini, aradığınız zaman bağlanacağınız kişinin konuya ilgi seviyesi,  belirliyor. Bu bir gerçek. Özellikle son 1,5 yılda Türkiye’de sosyal medyanın gerekli mecralara ulaşma konusunda ne kadar başarılı bir platform olduğunu hepimiz gördük. Hele ki Twitter’ın.  Firmaya Twitter’dan bir tweet atarak, bu konudaki rahatsızlığınızı daha halka açık bir alanda dile getirmeniz mümkün. Ve bu konuda bir tweet atıyorsunuz. Bu tweet, dolaşıma giriyor, okuyanların sayısı artıyor ve insanlar farklı bakış açılarından tepki vermeye başlıyorlar. Kimisi destek oluyor, kimisi eleştiriyor, kimisi hakaret ediyor, kimisi suçluyor. Direkt size tweet göndererek ya da sizden/hikâyenizden bahsederek.

Sonunda gerçekleşen durum, viral olan (internette hızla dolaşıma girip, yüksek sayıda kişiye ulaşan) her içerik için geçerli. Sonuçta bir içerik, insanların sosyal ağlarında gündem olduğu zaman herkes bu konuda bir fikir sahibi olma ihtiyacını kendisinde hissediyor ve fikrini paylaşıyor. Destekleyen, nötr olan ya da saldıran fikrini.

Bu olayı dün gece bir kadın yaşadı. Almış olduğu mesajın ekran görüntüsünü Twitter’da sorumlu firmaya gönderdi. Aldığı eleştirel/saldırgan tepkiler de böyle:

“Yazık lan napsın sevmiş çocuk”

“Çocuğun ekmek parasıyla oynamayın amk. Abaza anına denk gelmiş ne var bunda oro*pu kızı”

“Umarım verdiğim Mojito tatlılığınıza tatlılık katmıştır.” (Bunu gönderen İzmir-Alsancak’taki bir barın resmi Twitter hesabı.)

“Bu kızın yaptığı tam bir kezbanlık ve ke*aşeliktir. Adam hoşlanmış belki de tanışma umuduyla yazmış olabilir. Be a*koduğumun karısı ilgilenmiyorsan insan gibi reddedersin, her iltifatı taciz gibi algılamak bizim Türk kezbanlarının kodlarına mı yazılmış nedir amk.”

“Üç kuruşa talim eden emekçi bir motosikletli isen, orta sınıftan bir kıza kur yapamazsın ağzına sı*arlar.”

Türkiye’de erkek şiddetinden ölen, hâlâ şiddet görmekte olan, tecavüze uğramış/uğruyor olan, fiziksel olarak tacize maruz kalan kadınların sayısı malum. Haliyle Türkiye’deki gibi uç rakamlar ve gerçekler söz konusuyken, bir kuryenin sipariş götürdüğü kadına sadece “masumca” kur yapmış olduğunu düşünüyor ve sonrasında bu kadının internette de saldırıya maruz kalmış olmasını önemsiz bir mevzu olarak görüyor olabilirsiniz. Yukarıda sayılan sebeplere daha yüzlercesini ekleyerek durumu olağanlaştırabilirsiniz. Çünkü ataerkil zihnin içine doğan ve o zihin verdiği genel-geçer değerlerle büyüyen herkesin kolayına gelen bir kanıksama durumu bu.

Hatırlatmak isterim; hepimizin mahremiyeti kendine. Bu mahremiyet dâhilindeki bilgileri paylaşmak da kişinin kararı. Bir kadın yemek alma amacıyla telefon numarasını bir firmayla paylaştı ve bu telefon numarası bir firma çalışanı tarafından kur yapma amacıyla kullanıldı. “Avrupa’da bu olağandır, kur yapmak taciz değildir, dilenci bile kur yapar” yazanlar olmuş. Üzgünüm ama Avrupa’da böyle bir durumda çalışan kişi görevini suiistimal ettiği gerekçesiyle cezalandırılır. Emekçinin yanında durarak solculuk kasarken, bir çalışanın iş ahlakına aykırı davranması meşru sayamazsınız. Kişi beyaz yakalı da olsa, işveren de olsa bu davranış görevin suiistimalidir ve tacizdir.

Bu kadını yaşadığı tacizi paylaştığından ötürü, ilgi çekmeye çalışmakla suçlayanlar olmuş. Varsın ilgi çekmek için yapıyor olsun, bu durum kuryenin davranışını doğru kılar mı? Atılan mesajın naiflikten kaynaklı olduğunu, saf emellerle “şans denemek” için atılmış olduğunu ve bu nedenle taciz olmadığını savunanlar olmuş. Varsın kurye bu mesajı atarken yanlış bir şey yapmadığını düşünüyor olsun. Bunu düşünüyor olmasının sebebi ne acaba? Bu mesajı atmanın doğru bir şey olduğunu düşünmesini sağlayan kolektif toplum algısı olmasın?

Bir kadının kendi istemi dışında telefon numarasına sahip olan biri, ona kur yapabilir, sonuçta bir kere aynı kapı aralığında yüz yüze denk geldiler. Kaldırımda yürüyen bir kadına, ezkaza orada oturan bir adam laf atabilir, sonuçta kadın adama güzel gelmiş, iltifatı hak ediyor. Otobüse mini etekle binmiş bir kadını, bir adam elleyebilir, sonuçta kadın bacaklarını ifşa ettiği için bunu arzuluyor olduğunu ima ediyor. Gece geç saatte karanlık sokakta yürüyen bir kadına tecavüz edilebilir, sonuçta o saatte oradaysa başına geleceklerden haberdardır, tecavüzü istiyor.

Bu bahaneler uzar gider. “Bir mesajdan, tecavüze kadar geldin, abartıyorsun” demeyin lütfen. Ataerkil toplum bilinci işte böyle en ufak tacizden, en büyüğüne kadar, yani tohumdan fidana kadar uzar giden bir bilinç. Mesajı atan kuryeyi linç edelim, cezasını çeksin, ölsün falan demiyorum. Yaptığı davranış yanlış ve bu davranışa maruz kalan kadının bunu ifşa etmesi de en büyük hakkı. Önce bunu kabul edelim diyorum.

Büyük mevzular bir kalemde çözülmüyor. O mevzuya gelene kadar her şey nasıl evriliyor, hiç önemsemediğiniz ufak tefek detaylar, asıl sorunların oluşumuna nasıl destek oluyor, biraz da ona bakalım diyorum.

Bakmak istemiyorsanız, anlamak istemiyorsanız, durduğunuz yer rahat olsa gerek. Dün gece bu deneyimi yaşamak zorunda kalan kadın, gelen tepkilere karşı şöyle bir şey yazmış: “Çok değil, sadece bir saatliğine kadın olun bu ülkede. Belki o zaman anlarsınız.”

Zorunlu ekleme: Bugün itibariyle Twitter’da “pizzacı intihar etti” söylemiyle bir bilgi kirliliği kampanyası başlatılmıştır. Bu bilgi doğru değildir. Bu kampanya dahilinde tacize uğrayan kadına çok çirkin ithamlar yapılmaktadır. Bu ithamları yapanların çoğu da kadın ayrıca. Instagram fotoğraflarının ekran görüntüleri kendisine gönderilip, “bu fotoğrafı paylaşan kişi flörte açıktır zaten” tarzında saldırılar ve hakaretler gönderilmektedir. Tacize uğrayan kadın aldığı tepkiden dolayı Facebook sayfasını kapatmak zorunda kalmıştır. Herkese hatırlatmak isterim, tacize uğrayan kadını, bu tacizden ötürü suçlamak da bir tacizdir. Sanal saldırı da bir tacizdir. Bu durumu olağan kılan söylemlerde bulunan herkes de bu tacizi desteklemektedir.

(Bu yazı 07/09/2014 tarihinde Radikal Blog‘da yayınlanmıştır.)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s