Market siparişine flört hizmeti dahil midir?

01/09/2016

Olayı anlamanız için, kendinizi şu senaryonun içinde düşünmenizi rica ediyorum.

Market alışverişinizi sanal bir marketten yaptınız. Siparişinizi daha önce evinize 2-3 kez sipariş getirmiş kurye getirdi. Aynı günün gecesinde saat 02.00 civarı bu kuryenin sizi tüm sosyal medya hesaplarınızdan takibe aldığını ve Facebook üzerinden arkadaşlık talebi gönderdiğini görüyorsunuz. Bu kişi, alışveriş yaptığınız marketin siparişinizin teslimi için paylaştığı kişisel bilgilerinizi “flört” adı altında taciz sebebiyle kullanan kurye. Bu davranıştan rahatsız olmamanız gibi bir ihtimal yok. Nasıl olsun ki? Adınızı, ev adresinizi bilen; bu bilgilere işi gereği sahip olmuş biri var ve bu bilgileri kullanarak sizi “kur yaptığını” sanarak taciz ediyor.

Bu davranıştan rahatsızlığınızı dile getirmek istiyorsunuz. Firmayı arayabilirsiniz evet. Fakat bu şikayetin gerekli mecralara iletilip iletilmeyeceğini, aradığınız zaman bağlanacağınız kişinin konuya ilgi seviyesi, belirliyor. Özellikle son 3 yılda Türkiye’de sosyal medyanın gerekli mecralara ulaşma konusunda ne kadar başarılı bir platform olduğunu hepimiz gördük. Hele ki Twitter’ın. Firmaya Twitter’dan bir tweet atarak, bu konudaki rahatsızlığınızı kamusal alanda dile getirmeniz mümkün. Ve bu konuda bir tweet atıyorsunuz. Bu tweet, dolaşıma giriyor, okuyanların sayısı artıyor ve insanlar farklı bakış açılarından tepki vermeye başlıyorlar. Kimisi destek oluyor, kimisi eleştiriyor, kimisi hakaret ediyor, kimisi suçluyor. Size tweet göndererek ya da sizden, hikâyenizden bahsederek.

Bu olayı birkaç gün önce İzmir’de tek başına yaşayan bir kadın yaşadı. Şikâyetini Twitter’da sorumlu firmaya gönderdi. şikayetini göndermesinden bir süre sonra bu taciz gündem oldu ve suçlamalar başladı. Kadını ilgi çekmeye çalışmakla, takipçi kazanmaya çalışmakla, “kezban”lıkla, bir emekçinin ekmeğiyle oynamakla suçladılar. Kadın o kadar çok saldırıya uğradı ki hesabını kilitlemek mecburiyetinde kaldı.

Türkiye’de erkek şiddetinden ölen, hâlâ şiddet görmekte olan, cinsel şiddete uğramış/uğruyor olan, fiziksel olarak tacize maruz kalan kadınların sayısı malum. Hâliyle Türkiye’deki gibi uç rakamlar ve gerçekler söz konusuyken, bir kuryenin sipariş götürdüğü kadınla sadece flört etmek istediğini düşünüyor olabilirsiniz. Sonrasında bu kadının internette de saldırıya maruz kalmış olmasını önemsiz bir mevzu olarak görüyor olabilirsiniz. Yukarıda sayılan sebeplere daha yüzlercesini ekleyerek durumu olağanlaştırabilirsiniz. Çünkü ataerkil zihnin içine doğan ve o zihin verdiği genel-geçer değerlerle büyüyen herkesin kolayına gelen bir kanıksama durumu bu.

Hatırlatmak isterim; hepimizin mahremiyeti kendine. Bu mahremiyet dâhilindeki bilgileri paylaşmak da kişinin kendi kararı. Bir kadın market alışverişi yapma amacıyla kişisel bilgilerini bir firmayla paylaştı ve bu bilgiler bir firma çalışanı tarafından “flört etme” amacıyla kullanıldı. Hem de bu kadının ev adresini bilen bir kişi tarafından. “Avrupa’da bu olağandır, kur yapmak taciz değildir, dilenci bile kur yapar” yazanlar olmuş. Üzgünüm ama Avrupa’da böyle bir durumda çalışan kişi görevini suistimal ettiği gerekçesiyle işinden kovulur. Emekçinin yanında durarak solculuk kasarken, bir çalışanın iş etiğine aykırı davranması meşru sayamazsınız. Kişi beyaz yakalı da olsa, işveren de olsa bu davranış görevin suistimalidir ve tacizdir.

Bir kadının kendi istemi dışında kişisel bilgilerine sahip olan biri, ona kur yapabilir, sonuçta bir kere aynı kapı aralığında yüz yüze denk geldiler. Kaldırımda yürüyen bir kadına, ezkaza orada oturan bir adam laf atabilir, sonuçta kadın adama güzel gelmiş, iltifatı hak ediyor. Otobüse mini etekle binmiş bir kadını, bir adam elleyebilir, sonuçta kadın bacaklarını ifşa ettiği için bunu arzuluyor olduğunu ima ediyor. Gece geç saatte karanlık sokakta yürüyen bir kadına tecavüz edilebilir, sonuçta o saatte oradaysa başına geleceklerden haberdardır, tecavüzü istiyor olmalı. Nedense ne zaman bir taciz olsa kadın suçlu!

İnanmayacaksınız belki, ben bu yazıyı 2 yıl önce yazmıştım. Pizza siparişi veren bir kadın arkadaşa siparişi götüren kurye cep telefonundan mesaj atmıştı. O kadına da yine aynı suçlamalar yapılmıştı. Yazıdaki taciz vakasını değiştirip tekrar yazdım; çünkü belli ki bazı şeyler asla değişmiyor. O kadın da saldırılardan ötürü hesabını kilitlemek zorunda kalmıştı, bu kadın da aynı mağduriyeti yaşadı. O kadının da Instagram hesabından bazı fotoğraflarının ekran görüntüleri alınmış “bu fotoğrafı paylaşan kişi flörte açıktır zaten” tarzında saldırılar ve hakaretler gönderilmişti. Geçtiğimiz gece tacize uğrayan kadının da daha önce hastaneye gittiğinde yakışıklı doktor görmek istediğine dair bir tweeti alıntılanıyor. “Hastanedeki yakışıklı doktoru istiyor ama çirkin alt sınıf kuryeninkine taciz diyor” minvalinde saldırıyorlar. Sanki hastanedeki herhangi bir doktor aynı kadının işi aracılığıyla eriştiği bilgilerin kullanarak onunla iletişime geçse taciz olmayacakmış gibi!

Kimse mevzuya şuradan bakamıyor: İki vakada da, kadınlar kişisel bilgilerini bu erkeklerle kendi rızaları ile paylaşmadılar. Kadınların kendi rızaları ile vermedikleri bilgiler, kendi kontrolleri dışında kullanıldı! Rıza kavramı erkeklerin anlamakta en çok zorlandığı kavramlardan biri. Cinsel şiddet olaylarından örnek verelim, bir kadının alkol almış olması, mini etek giymesi, seks işçisi olması kimseye o kişiye cinsel şiddet uygulama hakkını vermez. Rızasız seks, cinsel şiddettir, suçtur. Rıza kavramını cinsel şiddet üzerinden anlattığımızda daha anlaşılır oluyor evet; ama bu kavram kadının özel alanı ile ilgili her konu için geçerli.

İşte tam olarak bu nedenle de “flörte taciz diyorsunuz, biz nasıl flörtleşeceğiz” argümanı ile “erkeklere vermiyorsunuz ondan tecavüz ediyorlar” argümanı kardeş. Adını flört koyduğunuz şey flört değil taciz. Adını cinsel açlıktan doğan, zorlayarak seks yapma koyduğunuz şey de cinsellik değil cinsel şiddet.

Son olarak da hatırlatmak isterim, tacize uğrayan kadını, bu tacizden ötürü suçlamak da bir tacizdir. Sanal saldırı da bir tacizdir. Bu durumu olağan kılan söylemlerde bulunan herkes de bu tacizi desteklemektedir. Sonra neden tacize uğrayan kadınların sessiz kaldığını soruyorsunuz? Ses çıkardıkları zaman suçlandıkları ve tacizin üzerine tekrardan bir şiddet sarmalı içerisine itildikleri için olabilir mi?

Bu taciz vakasında bana umut veren tek bir şey oldu, o da 2 sene önce yaşanan vakada kadını destekleyen kişi sayısı oldukça azdı. Bu vakada ise kadınlar susmadılar, destek oldular ve hatta bu olay başka kadınlara konuşma konusunda cesaret verdi. İş aracılığıyla kadınların kişisel bilgilerine ulaşan başka erkekleri firmalarına şikayet ettiler. Açık olan bir şey var, o da evet, erkeklerin tacizin adını koyma ve rıza kavramını anlama konusunda hâlâ aşacak çok yolları var. Ama kadınlar bilinçlendikçe, dayanıştıkça sesimiz yükselmeye devam ediyor.

(Bu yazı 01/09/2016’da T24‘de ve sendika.org‘da yayınlanmıştır.)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s